| |
|
| |
|
| |
| 3 |
|
ЛАЙПАНЛАНЫ БИЛАЛ
КЪАЗАУАТ
(юч китабдан къуралгъан роман)
БИРИНЧИ КИТАБ
(коммунизм Къарачайда къалай орналыб тебрегенини юсюнден)
ЭКИНЧИ КИТАБ
(Къарачай колхоз джашаугъа къалай кёчгенини юсюнден)
ЮЧЮНЧЮ КИТАБ
(Къарачайны 1930-1943 джыллада джашауу)

|
 |
| |
| 2 |
|
HUTAY
- Ters mi söleşeme, nek tıñgılaysa? – dedi Cabrail.
– Ugay, atam.
– Duniyada adamnı nasıbı –namısdı.
- Hau, atam.
– Namısın saklamagan, keç-ertte bolsa da, küymey-bişmey kalmaydı.
– Alaydı, atam.
- Bütünda üyür kuragan kişini közüne körünüp, anı lakırdasına, çamına tıñgılagan ayıpdı.
– Hau, atam, –dedi Nalcan, atasına ters aytasa derge bazınmay. Hutay añga bir zamanda lakırda-çam söz aytmagandı. Allay adam tüyüldü ol. Nalcanñga aytırın ol karamı bla bildire edi. Mudah sagışlı karamı bla.
|
TOLGURLANI Zeytun |
| |
| 1 |
|
...
Honşu tişiruvnu –Nürcan'nı, anı köz tuvrasında ayaklanñgan üç kızın da közüne körgüztdü İslâm. Kızçıklanı em tamadaları Zemfira, şkolnu* (okulnu) boşarga, adam köz almazça ariüv kız bolgan edi. Kesi da İslâm bla tebserge bek süye edi.
Bir kere İslâmlaga tiyreni kızı-caşı cıyılıb, burunça toyçuk başlandı. Zemfira –14 cıl bolgan kızçık- abezekge İslâm bla baradı. «İslâm, men seni üyüñgü ocagından tüşer akıl alıb turama, sen añga kalay karaysa?» dedi. İslâm külürün küçden tıyıb, «bir sagış eteyim, kallay bir zaman berese?» deb, ışardı. Eki cıl deb, kızçık eki barmakçıgın, horlam belgiça örge tutdu.
...
|

bilâl
laypan |
| |
| 0 |
 |
...
İstanbul’un Fatih Sultan Mehmed tarafından alınmasıyle beraber, sırf Timurlenk sayesinde Moskofluğun İstiklâl kazanması ve yükselmeye başlaması bir olmuştur. Fatih’den biraz sonra bütün Karadeniz çevresi Türklerin eline geçerken, Rusların da henüz şimalde ve cenupta denizsiz ve orta Rusya içinde mahpus, fakat büyük emelli oluşları belirmeye başlıyor.
Ne var ki, bu oluşun nerede ve nasıl başlayıp nerede ve nasıl biteceği üzerinde en küçük bir Osmanlı dikkat ve şuuru yoktur. Fatih’ten sonra gözünü kâh batı, kâh doğu istikametinde gezdiren, Karadenizi halkalamış olsada onun şimalindeki Moskof oluşumuna değer vermeyen, Moskova’dan sızıcı mırıltılara kulak çevirmeyen ve yalnız belirli büyük devletlerle boğuşan Türk, Moskof’u, ancak, defedilmesi çok zor bir belâ haline geldikten sonra tanıyacaktır.
...
|
|
| |
| << anasayfa |
| |