<< artga

HAYALLER GERÇEK OLUYOR

Farizat Bazieva 1983 yılının 25 nisanında Nalçik şehrinde dünyaya geldi. Orta öğrenimi 2000 yılında yine aynı şehirde, No: 6 adlı okulda tamamladı. Ailesi Farizata öğrenimini Moskovada devam ettirmesini teklif etti. Hangi üniversiteye gitmeye ve yeteneklerini hangi alanda değerlendirmeye karar vermesinin çok uzun zaman almadığı gibi, gereken cevabı beklemeleri çok uzun sürmedi. Farizat daha lise yıllarında kendi kaderini sanat ile birleştirmeye karar vermişti. İşine karşı duyduğu büyük ilgi daha lise yıllarında, ‘İş-teknik' derslerinde ortaya çıkmıştı. Modellikle, dikişle, kumaşlarla kendi elleriyle yapılabilecek bütün her şey adeta kendini bu işe doğru cezbediyordu. Yaptığı çalışmalarda aldığı notlar hep en yüksek notlardı. Böylelikle gelecekteki meslek seçimini de yapmış oluyordu. Farizat ‘designer' olmaya karar vererek, Moskova Devlet Üniversitesi Teknoloji ve Dizayn bölümüne kayıt oldu. Şu anda başarılı bir şekilde 5 ci sınıfı bitirmiş durumda.

•  Bu mesleği seçimin kendiliğinden olay bir şey miydi, yoksa sen her zaman, bunun olacağını biliyor muydun?

•  Evet. Moda ve giyim tasarımcılığı ile ilgili olan her şey, her zaman benim ilgimi çekmekteydi. Çok güzel resim çizerdim. Farklı bir alanı aklıma dahi getirmemiştim. Sadece ve sadece ‘designer'(tasarımcı) olmak istedim. Ve ailem beni bu seçimimde her zaman için desteklemişlerdir.

•  Eğer bu mesleği seçmeseydin, farklı bir alan hiç aklından geçmedi mi, hiç tereddüt etmedin mi?

•  Hayır. Benim tek bir hedefim vardı. Kendime net bir şekilde bu hedefi koydum ve bu hedefe doğru ilerledim. Beni sanatsal çalışmaların sadece bu alanı cezbediyordu ve hala cezbetmekte.

•  Moskova şehrinin sendeki ilk izlenim ve etkileri nasıldı, ve eğitim sürecin nasıl geçti?

•  İlk defa böyle büyük bir şehirde olmak- tek kelime ile her şey çok hoşuma gitmişti. Çok kolay bir şekilde şehre adapte oldum. Eğitim süreci beni hemen kendine çekmişti ve ben bunun dışında hiçbir şey düşünmedim. Bizim sınavlarımız diğer fakültelerdeki arkadaşlara nazaran, çok daha farklı geçiyor. Bizde sınav bileti yok, sadece bir sömestir döneminde tamamlamamız gereken, belirli bir iş hacmi var. Sınav zamanı geldiğinde ise, ister grafik, ister resim, ister bir başka ders olsun, hazırladığımız bu çalışmaları hocalarımıza sunar, komisyonlardaki hocalarımız da bu çalışmalarımıza bakarak, bize not verirler.

•  Üniversitede eğitim alırken senin sanat anlayışında ve çalışmalarında herhangi bir değişiklik meydana geldi mi?

•  Elbette, gün geçtikçe geliştiğimi, ve ilerlediğimi hissediyorum. Hocalarımız da bunu gözlemliyorlar, sanatsal olarak farklı arayışlar içinde olmamız ve bizim gelişmemiz için yoğun bir şekilde çaba sarf ediyorlar. Ben doğru bir seçim yaptım ve bundan dolayı benim açımdan her şey yolunda gidiyor.

•  Peki her ‘designer' in muhakkak bilmesi gereken şey nedir?

•  Teknolojiyi bilmeden bu iş olmaz. Her ‘designer' elindeki malzemenin nasıl kesilip biçileceğini, ondan sonra onun nasıl bir görünüm sergileyeceğini muhakkak öngörebilmelidir. Hiç unutulmaması gereken, birçok nüans vardır. Ayrıca muhakkak surette fikirleri ve amaçları doğru hesaplayıp ona göre doğru kumaşı ve doğru malzemeyi seçebilmek gerekir. Bu işin meşakkati ve telaşı çoktur, ama bir o kadar da zevklidir, özellikle de her şey istenildiği gibi doğru giderse.

•  Bu senenin 18 haziranında Moskova Gençlik Sarayında düzenlenen, mezuniyet balosunda, milli motiflere ithaf ettiğin, yeni koleksiyonunu sergiledin. Bize bundan bahseder misin?

•  İlk başta koleksiyon bir parça faklı düşünülmüştü, fakat koleksiyonun çalışma ve hazırlık sürecinde değişerek, gösteride sizin de gördüğünüz hale geldi. Bu benim Kavkasya temalı ilk çalışmam. Çok farklı ve ilginç bir çalışma oldu, benim kültürüm ve benim geleneklerim doğrultusunda, ve yine bence, ‘design' işi ile ilgilenen kişilerin ilgisini çekmemesi mümkün değildi.

•  Peki milli motiflere modern çizgileri mi, yoksa, modern motiflere milli çizgileri eklemeyi mi daha çok isterdin?

•  Sanırım, modern çizgilere milli motifleri eklemeyi isterdim. Hatta bu sadece birkaç parça süs eşyasından ibaret olsa bile, bence çok hoş görünür. Giyimde milli motifler beni çok fazla kendine çeker. Onlar benim için benzersizdirler. Modada oluşan global fikirlere ve eğilimlere, sadece milli çizgiler orjinallik ve yenilik katabilir.

•  Yeni bir koleksiyon üzerinde çalışırken sana ilham veren şey nedir?

•  Farklı ve ilginç giyinen insanlar, yani olağan dışına çıkabilenler. Bunlar filmlerdeki karakterler olabilirler, herhangi bir dergideki fotoğraf karesi olabilir, sokakta yürürken yanımdan geçtiğim insanlar olabilirler. Beynimde o an birdenbire, o giysileri veya diğerlerini nasıl daha da geliştirebileceğime dair, çeşitli düşünceler ve fikirler gelir. Sadece hayal gücümüzü özgür bırakmamız gerekir, işte o zaman yeni ve özgün fikirler, ince ayrıntılar kendiliğinden doğmaya başlar, bu modanın her alanınada çok önemlidir.

•  Her ‘designer' in olduğu gibi, muhtemelen senin de çok sevdiğin ve senin için ayrı bir yeri olan koleksiyonun vardır.

•  Evet öyle bir koleksiyon var, bir önceki senenin koleksiyonu. Onu hiçbir şeye değişmem ve kimseye vermem. Çok eğlenceli olmuştu, onu hazırlama sürecinde çok zevk almıştım.

•  Peki senin en sevdiğin giyim markaları nelerdir?

•  Benim tarzıma ve düşünceme yakın firmalar, Gucci, Moschino, Gsquard2, bu firmalardır. Parlak ve renkli şeylerden hoşlanırım. Hayatımızda daha çok sıkıcı ve günlük tarzda şeyler giyiyoruz, bundan dolayı ‘designer' lar canlı ve parlak renkleri seçerek, bazı şeyleri değiştirerek, hayatımıza en azından daha fazla renk katmalıdırlar.

•  Peki hiç, bir şeylerin üstesinden gelemediğin ve her şeyi bırakmak istediğin oldu mu?

•  Muhakkak zor zamanlarım oldu, ama hiçbir zaman bırakıp gitmek istemedim. Etrafınızda öyle insanlar vardır, onlar sizin kulağınıza bir şeyler fısıldarlar, size yardımcı olurlar, sizi her zaman desteklerler, işte onlar aileniz ve gerçek dostlarınızdır. Her zaman için sorunları çözmenin bir yolu vardır. Pes etmek yakışmaz, bir şeyi sonuna kadar götürerek tamamlamak gerekir.

•  Hiç düşündün mü, örneğin çalışmalarında tarzını değiştirmeyi?

•  Ben giyim ile meşgul olmaya çalışıyorum ve şu anda hiçbir şeyi değiştirmeyi istemiyorum. Bu bana mutluluk ve zevk veriyor. Ancak belki bir müddet sonra başka bir şeylere daha odaklanmak istersem, sanırım bu iç dizayn olur. Burada ben en alt seviyeyi tercih ediyorum. İç dizaynda klasikliği sevmiyorum, bu çok sıkıcı. Bana göre alan büyük ve aydınlık olursa kimsenin bakış açısına ters gelmez.

•  Seni çok sık överler mi?

•  Çok överler, ama buna alışmamaya çalışıyorum. Övgü sorumluluk duygusunu köreltir, bu da yaptığın işi ve seni zayıflatır. Ben ise bunu hiç ama hiç istemiyorum.

•  Sen çok çalışmayı seven birimisin?

•  Sanırım, evet. Kendimde hissedebilmeyi daha çok geliştirmeye çalışıyorum. Bazen tembellik yaptığım zamanlarda oluyor, ama böyle zamanlarda, çok çabuk toparlanıyorum ve işimi vaktinden önce bitirmeye çalışıyorum.

•  Peki kendini çok yetenekli bir insan olarak görüyor musun?

•  Ben, görmüyorum, ama çevremdekiler öyle görüyorlar.

•  Gösterilerden önce gergin oluyor musun?

•  Elbette. Hatta bu işle çok uzun seneler uğraşmış olsanız bile, sahneye çıkarken her zaman heyecan vardır. Topluluğun seni nasıl algılayacağından ve nasıl değerlendireceğinden dolayı heyecan duyarsın. Onlardan gelen tepkiye göre, çalışmanı beğenip beğenmediklerini, her şeyi doğru yapıp yapmadığını ve her şeyin düşündüğün gibi gidip gitmediğini anlayabilirsin.

•  İlk gösterini mezuniyet balosunda, kendi hemşehrilerin önünde yaptın. Bunun sende ne gibi etki ve izlenimleri kaldı?

•  Gösteriden önce çok heyecanlandım. Ama sonra, yanıma gelip çok beğendiklerini söylediklerinde, her şeyin yolunda gittiğine ve başarılı olduğuna karar verdim. Bu çok hoşuma gitmişti, beni çok iyi algılamışlardı. Bu konserde çalışmamı sergilemek benim için büyük bir onurdu.

•  Peki son olarak ‘ Elbrusoid ' i çok sık ziyaret eder misin?

•  ‘ Elbrusoid ' i çok sık ziyaret ederim. Böyle bir organizasyonun bulunduğunu bir arkadaşımdan öğrenmiştim. Orada birçok kişi ile tanıştım. İyi niyetliliği kendine düstur edinmiş olan, kendi insanların ile iletişimde bulunmak çok hoş oluyor.

Röportaj: Maryana Urusmambetova

Rusça aslından çeviren ( Перевод с Русского Языка ) : isazade

E-Mail: isazade@gmail.com

Kaynak : http://www.elbrusoid.org

<<< ARTGA