Bir Karaçay Hikayesi
DEMİR KURT (ЖЕЛЕЗНЫЙ ВОЛК)

Bu hikaye çok eski zamanlarda geçer… Bir zamanlar köyün birinin yakınlarında, ormanın derinliklerinde ‘Demir' lakaplı bir kurt yaşarmış. Bu kurt çok güçlü ve aynı zamanda kötü kalpliymiş. Köy sakinlerinin başına birçok felaketin gelmesine sebep olmuş: koyunları, keçileri çalar, ineklere, atlara hatta bazen insanlara bile saldırırmış. Köy sakinleri ne kadar uğraşmışlarsa da, bu canavardan kurtulamamışlar. Onu yakalamak için, çok defa ellerindeki silahları ona doğrultmuşlar. Ancak tüm bunlar boşunaymış: Demir kurt her defasında yara dahi almadan sağ salim kurtulmakta imiş.

Bu köyün kenarında, fakir kulübesinde karısı ile beraber bir köylü yaşarmış. Bu karı-kocanın biri kız, biri erkek olmak üzere iki çocukları varmış.

Bir defasında, bu köylü karısı ile tarlada çalışırken, çocukları evde tek başlarına kalmışlar, Demir Kurt ise sessizce eve sokularak çocukları alıp götürmüş.

Bahtsız anne-baba, gözleri yaşlı, ormanın altını üstüne getirerek her yerde çocuklarını aramışlar, fakat bulamamışlar. Demir Kurt ise çocukları inine getirmiş ve şöyle karar vermiş: ‘Çocuklar biraz daha büyüsünler, onları o zaman yerim'.

Bir defasında, kurt ormana avlanmak için gittiğinde, çocuklar, kurt ininin girişinde birinin kederli-kederli öttüğünü duymuşlar. Kafalarını çıkarıp baktıklarında taşın üstündeki minicik kuşu görmüşler. Sadece parmak büyüklüğünde olan ince ve zarif nağmeler şakıyan bu kuşun hali çocukların yüreğini sızlatmış.

‘Belki karnı çok açtır -diye düşünmüşler. Karnını nasıl doyurabiliriz? Bizim hiçbir şeyimiz yok ki' -diyerek söylenmişler.

Her ikisi de ceplerini karıştırmışlar ve sadece birkaç buğday tanesi bulmuşlar. Buğday tanelerini kuşun önüne koymuşlar, kuş ise hemen gagasıyla bu taneleri yemeye başlamış ve birden insani bir sesle konuşmaya başlamış.

- İyi kalpliliğiniz için size minnettarım, -demiş kuş. – Siz benim karnımı doyurdunuz, ben de eski gücüme kavuştum.

Bu sözleri söyleyerek kanatlarını yere vurmuş ve birdenbire kocaman kanatları olan büyük bir kuşa dönüşmüş.

- Çabuk sırtıma binin -demiş kuş. - Sizi Demir Kurdun elinden kurtaracağım.

Çocuklar kuşun sırtına binmişler, kuş henüz gökyüzüne havalanmış iken, Demir Kurt koşarak gelmiş ve ulumaya başlamış. Nefesi o kadar kuvvetli imiş ki, kuş yere çakılmış.

Kurt çocukları yakalamış ve onları tekrar inine hapsetmiş.

Aradan birkaç gün geçtikten sonra kurt tekrar avlanmaya çıkmış, inin girişini ise büyük bir taş ile kapatmış. Kurt ininden henüz uzaklaşmış iken, çocuklar tanıdık bir nağme işitmişler. Hemen inin girişine koşmuşlar, fakat kocaman taşı yerinden oynatamamışlar.

- Bekleyin, yanımda arkadaşım dağ keçisini getirdim, -demiş kuş onlara. Sizi şimdi kurtaracağız.

Büyük dağ keçisi inin ağzına gelmiş. Taşı yerinden oynatmış ve çocuklara insani bir sesle şöyle demiş:

- Çabuk çıkın oradan, sırtıma binin ve boynuzlarımdan sıkıca tutunun, sizi Demir Kurdun elinden kurtaracağım. Çocuklar dehşet içinde imişler, fakat aynı anda dağ keçisinin sırtına binerek, sıkıca boynuzlarından tutunmuşlar, dağ keçisi bütün gücü ile koşuyormuş, küçük kuş ise onların peşlerinden geliyormuş. Dağ keçisi koşmuş, koşmuş, denizin kenarına gelinceye kadar koşmuş. Denizin kenarına gelince tüylerinden bir tel kopararak denize bırakmış. Aniden bir köprü belirivermiş, dağ keçisi böylece çocukları denizden sağ salim karşıya geçirmiş. Karşıya geçtikten sonra ayakları ile yere vurunca, köprü aniden yok olmuş.

Ancak kısa süre sonra Demir Kurt deniz kenarına gelmiş ve ulumaya başlamış. Ulumuş, ulumuş fakat denizi yüzerek aşması imkansız imiş.

Dağ keçisi ise çocukları yere indirmiş ve onlara tüyünden üç tel vermiş.

- Bu üç tüyü, toprağı derince kazarak birer birer gömün, -demiş ve gözden kaybolmuş.

Çocuklar toprağı kazarak birinci tüyü gömmüşler ve önlerinde muhteşem bir saray belirivermiş. İkinci tüy koyun sürüsüne dönüşmüş. Üçüncü ise, -av köpeklerine dönüşmüş.

Erkek çocuk ve kız kardeşi sarayda yaşamaya başlamışlar, minik kuş ise onlarla aynı çatı altında yuva yapmış.

Aradan yıllar geçmiş. Çocuklar büyümüşler…

Erkek çocuk avcı olmuş. Her gün yanına av köpeklerini alarak ormana gidermiş. Kız kardeşi ise ev işleri ile uğraşıyormuş.

Bir defasında erkek kardeşi ava gitmiş, kız kardeşi ise gezintiye çıkmış, Demir Kurt da denizin kenarına gelerek ulumaya başlamış, öyle uluyormuş ki, denizin karşı kıyısından duyulabiliyormuş. Kız kardeşi bunu duyarak denizin kıyısına yaklaşmış. O zaman kurt, anne-babasını görmek isteyip istemediğini sormuş. Kurt onları kıyıya getirecekmiş, ama denizi aşıp geçmeleri için kızın yardım etmesi gerekiyormuş.

- Denizi aşmaları için nasıl yardım edebilirim?- diye sormuş kız.

- Eline bir ayna al, aynayı güneşe çevir, böylece deniz boyunca upuzun bir ışık düşecek. Anne–baban bu ışık sayesinde denizi aşarak sana gelebilecekler, -demiş Demir Kurt. Kız Kurda inanmış. Anne-babasını görmeyi çok istiyormuş. Demir Kurdun anne-babasını yediğinden haberi yokmuş.

Koşarak eve gelmiş, aynayı alarak güneşe doğru çevirmiş… Minik kuş ise kızın etrafında dönerek şöyle diyormuş:

- Demir Kurda inanma, bırak aynayı…

Fakat kız minik kuşu dinlememiş, anne-babasını tekrar kucaklamayı çok istiyormuş. Aynayı güneşe çevirince, denizin karşı kıyısına upuzun bir ışık düşmüş… Kız anne-babasının bu ışık üzerinden geçecekleri anı gözlüyormuş. Ancak birdenbire bir şey görmüş: Demir Kurt nefes nefese kendisine doğru gelmekteymiş! Kız haykırmış, kandırıldığını anlamış, ama artık çok geç imiş… Demir Kurt denizi aşmayı başarmış. Kız güçlükle eve ulaşabilmiş. Korkudan yarı ölü yarı diri vaziyette kapıyı içeriden kilitleyebilmiş. Demir Kurt ise evin duvarlarını atlayarak aşabilmeyi denemiş, ama aşamamış: duvarlar çok yüksek imiş. O zaman sarayı ateşe vermiş.

- Çık dışarı, yoksa yanıp kül olacaksın, -diyerek haykırmış Demir Kurt!

Bu zaman zarfında minik kuş, ormanda kızın kardeşini arayıp bularak ona şöyle demiş:

- Çabuk eve koş! Kız kardeşini Demir Kurdun elinden kurtar! Kızın kardeşi yanmakta olan saraya gelerek bütün av köpeklerini Kurdun üzerine salmış. Fakat Demir Kurt çok güçlü imiş ve bütün öfkesi ile köpeklerin bu saldırısını geri püskürtmüş.

Kızın kardeşi, köpeklerin yarısının kurt tarafından parçalandığını, diğer yarısının ise gittikçe güçlerinin tükendiğini görünce: Demir Kurda elindeki silahıyla nişan almış… ıskalamış. Tekrar nişan almış- Kurt kendini kurtarmayı başarmış.

Demir Kurt bütün av köpeklerini parçalamış. Erkek kardeş ile Demir Kurt teke tek kalmışlar.

- İşte, senin sıran da geldi, -demiş Demir Kurt. - Kız kardeşini evden çıkar! Bu sefer artık benden kaçamayacaksınız !

Sözlerini henüz tamamlamışken: önde minik kuş olmak üzere dağ keçisinin kendisine koşarak geldiğini görmüş. Öfkeden titreyerek…

- Sen benim avımı çaldın! -diyerek dağ keçisine haykırmış. - Şimdi bunun hesabını vereceksin!

Dağ keçisinin üzerine atılmış, böylece şiddetli bir kavgaya tutuşmuşlar. Demir Kurt dağ keçisini ısırarak yaralamakta imiş, dağ keçisi ise ona boynuzları ile karşılık vermek isterken, kurt bir o tarafa bir bu tarafa kaçarak, boynuz darbelerinden kurtuluyormuş. Dağ keçisinin gücü tükenmeye başlamış, işte o esnada Demir Kurt dağ keçisini devirmiş.

Kız bunu görünce, yanmakta olan evden koşarak çıkarak kurdun ayaklarının altına darı taneleri dökmüş… Demir Kurt dağ keçisinin üzerine atlarken, darı tanelerine basarak ayağı kaymış ve yere düşmüş. Bu esnada dağ keçisi muhteşem bir çeviklikle, boynuzları sayesinde kurdu denize itmiş.

Minik kuş ise bu esnada gökyüzüne kanat çırpmış… Aniden gökyüzünü kara bulutlar sarmış, bardaktan boşalırcasına çok şiddetli bir yağmur başlamış ve yangını söndürmüş! Alevlerin dans ettikleri yerlerde, artık ince bir duman tütüyormuş…

Minik kuş bulutların arasından uçarak, dağ keçisinin boynuzlarına konmuş. Dağ keçisi vedalaşırken erkeğe ve kız kardeşine şunları söylemiş:

Huzurlu ve mutlu bir şekilde yaşayın. Demir Kurt artık denizden kurtulamaz. Kim başkalarına kötülük yaparsa, aslında kendisine kötülük yapmıştır. İyilik ise -yeryüzündeki en büyük hazinedir! Bunu hiç unutmayın ve hep hatırlayın!

Rusça aslından çeviren ( Перевод с Русского Языка ) : isazade

E-Mail: isazade@gmail.com

Orjinal metin ( Оригинальный Текст ): www.skazka.com


www.AfyonKaracay.com


<<< ARTGA